24 Aralık 2009

ERİŞTELİ TAVUK BUT & FIRINDA PEYNİR SOSLU KARNIBAHAR


Uzun zamandır paylaşmak istediğim iki tarifin fotoğraflarını en sonunda arşivimden çıkarabildim. Erişteli tavuğu iki aşamada pişirdim. Tavuk butları fırında, erişte ise tencerede piştikten sonra birbirine ekledim ve yarım saat aromalar karışsın diye bekledim. Ortaya lezzetli bir sonuç çıktı, umarım beğenirsiniz.

Malzemeler;

Fırın Torbasında pişecek tavuklu harç için,
2 tane kalçalı tavuk but
2 patates
1 çay bardağı süt
2 y.k. zeytinyağı
4 diş sarımsak (kabuğu soyulmuş, bütün)
Pulbiber, karabiber, toz zencefil (baharatların ölçüsü yok, göz kararı!)

Tüm malzemeler fırın torbasının içinde iyice harmanlanıp bir saat dinlendirilir. Sonradan fırın tepsisi içinde 45 dk. pişirilir.

Erişte için,
2 su bardağı erişte
2 y.k. tereyağı
Üstünü geçecek kadar sıcak su
Tuz

Yağda kavrulan eriştenin rengi hafif değişmeye başlayınca sıcak su ve tuz ilave edilir. Kısık ateşte pilav pişirir gibi suyunu çekinceye dek pişirilir. Altı kapandıktan sonra fırın poşetindeki tavuk ve diğer malzemeler suyuyla birlikte erişteye ilave edilerek, kapağı kapalı bir şekilde demlenmeye bırakılır.






















Peynir Soslu Karnıbahar

1 orta boy karnıbahar
2 su bardağı süt
1 tepeleme y.k. un
2 y.k. tereyağ
1 su b. ufalanmış tulum+beyaz peynir
Üstü için, rende kaşar peynir

Suda haşlanan karnıbahar bir fırın kabı içinde çatalla ezilerek püre kıvamına getirilir. Ayrı bir tencerede yağ ile un kavrulur. Üstüne azar azar eklenen süt ile krema kıvamına getirilen sosa en son peynir ilave edilir. Peynirli sos, fırın kabındaki karnıbahara ilave edilerek karıştırılır. En üste kaşar peyniri eklenerek fırında üstü kızarana kadar pişirilir.

Herkese afiyet olsun.

10 Aralık 2009

SÜRPRİZ PASTA



Cumartesi bizim Keremio'yu görmeye gelen misafirlerimiz için hazırladığım profiterolun artan iç dolgusu ve çikolata sosu, evdeki kekle birleşince ortaya bu sürpriz bir dilim pasta çıkıverdi. Elbette bu duruma bayılan haftasonu kahvaltısını şenlendiren pastayı gören evin büyük erkeği oldu.

Profiterol tarifini yazmak istemiyorum çünkü toplarını hazır aldım. Artık bulması zor olsa da daha geniş bir zamanımda kendi hamurumu kendim hazırlar ve buyrun size mis gibi profiterol derim. Ama bu yazımı taçlandıracak tarif başka... Yukarıda gördüğünüz kek, oldukça nemli ve doygun bir kıvamda olması bakımından, ileride yapacağım pastalar için iyi bir taban olabilir. Kendi başına yemelik de beğenilmektedir.

Kek için, (tüm malzemenin oda sıcaklığında beklemiş olması önemli!)

2 yumurta
1 su bardağı süt
3/4 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı şeker
6 tepeleme yemek kaşığı un
25 gr. toz kakao
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
3-4 damla limon suyu

Sıvı malzemeyi karıştırdıktan sonra un ve kalan malzeme elekten geçirilerek sıvı karışıma eklenir. 180 derece fırında yaklaşık 30 dk. pişirilir.

Ara dolgu için,

500 ml. süt
1 yumurta
1 paket vanilya
100 gr. tereyağı
3 kaşık un
1 su bardağı şeker

Tüm malzeme tencerede karıştırıldıktan sonra orta ateşte muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirilir.

Profiterolun üstüne döktüğüm sos da, hazır çikolata sosuydu. Sütle pişirdiğim toz karışımın içine 80 gr. kırılmış bitter çikolata ekleyerek daha yoğun ve bol çikolatalı bir sos elde ettim.

Hepsinin bir araya gelmesiyle de işte bu sürpriz pasta ortaya çıktı.Tatlı sürpriz sevenlere...

26 Kasım 2009

İYİ BAYRAMLAR...




HERŞEY SENDE GİZLİ


Yerin seni çektiği kadar ağırsın,

Kanatların çırpındığı kadar hafif..

Kalbinin attığı kadar canlısın,

Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...

Sevdiklerin kadar iyisin,

Nefret ettiklerin kadar kötü..

Ne renk olursa olsun kaşın gözün,

Karşındakinin gördüğüdür rengin..

Yaşadıklarını kâr sayma:

Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,

Sevdiğin kadardır ömrün..



Can Yücel




Yüreğimizdeki "aşk'ı" bulmak ve her adımda onu takip etmek dileğiyle, iyi bayramlar herkese...

12 Kasım 2009

Nazilli'den postam var...



Evet, en sonunda geldi. Üstelik, domatesin en güzel kokulusu, yeşilin en tazesiyle geldi. İpek Hanım Çiftliği'ni ben anlatmayayım, siz internet sitesini ziyaret edin. Ben şimdi sabah kahvaltısını taçlandıracak domateslerin hayaliyle gözlerimi kapıyorum. Bu arada ege otları (ebegümeci, ısırgan otu, pazı, ıspanak, iğnelik, pırasa) için yumurtalı bir tarif vermiş Pınar Hanım, en kısa zamanda otlarım yeşilliğini korurken deneyip, sonucu sizlerle paylaşacağım. Pınar Hanım'a haftalık ürünlerle ilgili bilgi sahibi olmak istediğinizi söylediğinizde, sizi bir e-posta grubuna yönlendiriyor. Böylece her hafta en tazesinden çiftlikte neler olduğunu öğrenebiliyorsunuz. Haritada çiftliğin Nazilli'deki yerini de işaretlemişler, yolunuz düşerse muhakkak uğrayın. Durum budur; şehrin gürültüsü, yok GDO, yok hormonlu ilaçlı derken karşıma çıktı İpek Hanım Çiftliği. Denedim, gördüm, domatesin kokusuyla mest oldum. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Zaten kendilerinden o kadar eminler ki, ödemeyi bile sipariş ettiğiniz ürünler geldikten sonra yapıyorsunuz. Aras Kargo ile kapınıza güzelce paketlenmiş bir koli teslim ediliyor. Öyle ki, şu meth ettiğim domatesleri tek tek gazete kağıdına sarmışlar. Zor sabrediyorum karışık tahıllı unumla yapacağım ekmekleri ve diğerlerini düşündükçe...

31 Ekim 2009

ÇİKOLATA ve KAHVE YAĞMURUN HÜZNÜNÜ ALIR


























Nedendir bilmem, küçüklüğümden beri yağmurlu havalarda pencerenin kenarına geçip sıcak bişeyler içesim vardır. Öyle hüzünlü, melankolik bir yapım yoktur aslında ama yağmur damlalarını severim işte. Hazır kuzumu uyutmuşken yaptım kahvemi, o da yetmedi aldım kahveli çikolata drajeleri (bunları yapan insanın ellerinden öpmek lazım: kahve ve çikolata bir arada ne uyum!) geçtim pencerenin yanına. Bilgisayarımın yeri her daim pencere yanı olmuştur. Gece gündüz farketmez, dışarıya bakmam lazım. Öğrenciyken saatlerce bilgisayar başında çizim yapardım. Sabaha karşı yattığım çok olmuştur. O zaman bile pencerem açık çalışır, arada gözlerimi ufka çevirip dinlendirirdim. Deneyin, gerçekten işe yarıyor.

Kocaman kocaman binaların arasında neyse ki yeşil birşeyler görüyoruz, yazık bize valla. Neymiş efendim büyük şehre alışmışız. Alıştığımız doğru; trafiğine, sesine, kalabalığına, yan kesicisine, hastalığına... Sessiz sakinlikte uzun süre durunca canımız sıkılır olmuş. Ben hiç öyle değilim, şöyle ağaçların altında kuşların sesiyle çalışabileceğim bir yerin hayalini kuruyorum. Yaşadığımız yerlerde hep yukarı doğru çıkmışız, toprağa tepeden bakıyoruz yani. Eh, bu kadar insanı bu şehir ancak yukarı büyürse kaldırabilir tabi.

Bir gün, hep daha fazlasının istenmediği bir dünya hayal ediyorum çikolata ve kahve eşliğinde.

29 Ekim 2009

EV YAPIMI DOĞAL YOĞURT!

Blog dünyasını sevmemin en önemli nedeni yalnız olmadığımı görmem. Meğer aynı şekilde hisseden ne çok insan varmış etrafımda. Selin Çağlayan'ın yazısıyla kafamdaki soru işaretleriyle birlikte uzun zamandır dile getirilmeyi bekleyen duygularım ayağa kalktı. Önce, tıpkı Selin gibi hamilelik dönemimde birşeyler beni sağdan soldan dürtmeye başladı. Kafamı çevirmeme, kulaklarımı kapamama rağmen o ses beynimde sürekli aynı şeyleri söyledi durdu. "Bu tempoda çalışmaya devam etmek istediğinden emin misin?"

Anne olmak ne demek? Öğrenilmeyen, yazılı çizili bir planı olmayan, yalnız kadınlara has doğal bir güdü annelik. Yani özümde sahip olduğum özelliklerle başarabilirim ben de anne olmayı diye düşündüm. Sorun şurada başlıyor; çocuğuna anne, eşine sevgili/aşık, evinde temiz, mutfağında leziz, kariyerinde başarılı bir kadın olmak mümkün müdür? Bu arada bölünmekten, çoğalmaktan, her yere yetişmekten kendine yetişemeyen bir kadın ortaya çıkmaz mı? Kısaca, bugün kadın olmak gerçekten bu kadar zor mu yoksa kendimize çok mu fazla rol biçiyoruz da yetişemeyince başkalarına ama aslında kendimize kızıyoruz?

Ben mayaladığım yoğurt tutunca sevinen bir kadınım. Bu durumumun anti-feminist olmakla bir ilgisi olduğunu da düşünmüyorum. Bebeğim olduktan sonra anladım ki, kadının varlığını bütünleyen ve onu güçlü kılan çoğu şeyi biz görmezden geliyoruz. Kadının doğasında olan narin ve hassas yapı ile erkeğin yüzyıllardır süren yuvasını koruma güdüsü günümüzde kadınlar tarafından tek taraflı birlikte yürütülmeye çalışılıyor. Başarıyorum diyen var mı bilmiyorum ama ben başaramıyorum. Fiziksel olarak kaldırabildiklerimin ötesinde ruhum yoruluyor. Mutlu ve huzurlu bir yuva, sizden her gün yeni birşeyler öğrenen yavrunuzun büyüdüğünü görmek ibenim sahip olmaktan müthiş bir haz duyduğum en güzel değerler.

Kadının çalışmasına kesinlikle karşı değilim, üretmeli ama önceliklerini de belirlemeli. Çünkü herşeyin mükemmel olmasını beklemek bizi çok yoruyor. Ben artık sakin olmak, bebeğimi büyütürken ona öğreteceklerime konsantre olmak, evdeyken işi, işteyken evi düşünmek istemiyorum. Ve hangi meslek olursa olsun, bence en önemli meslek çocuk yetiştirmek. Anne olarak gelecek nesilleri şekillendiren insanları biz büyüteceğiz. Belki de biz barışı ve sevmeyi doğru öğretirsek artık savaş olmayabilir. İşte bu duygularla kendimi hem çok güçlü hem de çaresiz hissediyorum. Annem daha ben hamileyken endişelenmememi, her doğan bebeğin büyüdüğünü söylemişti. Ama zaman hızla ilerliyor ve ben bebeğimin bir anını bile kaçırmak istemiyorum.

Evlendiğimden beri yoğurdumu annem yapıp bana getiriyordu. Artık annemden bu işi öğrenmem gerekiyordu anlayacağınız. Beni sevindiren yoğurdun yapımı oldukça basit, önemli nokta sütün sıcaklığı ve tencerenin sabit bir yerde kalması. Tencerede ısıttığınız sütün kesinlikle kaynar hatta sıcak olmaması gerekiyor. Hani çayınızı bardağa koyar da, sevdiğiniz bir arkadaşınızla lafa dalar sonra bir bakarsınız çayınız henüz soğumamış/ılınmıştır. Sütün, parmağınızın dayanabildiği bir sıcaklığa gelmesi gerekiyor yani.

Malzemeler
5 şişe günlük taze süt
1 kaşık yoğurt
1 battaniye

Tencereye boşaltılan sütler kaynatılarak bir miktar suyu buharlaştırılır. Yoğurdun mayalanacağı , tercihen çok ayak altında olmayan ve tencerenin oynatılmayacağı yüzeye battaniye açılır ve sıcak tencere battaniyenin üstüne konulur. Böylece tencerenin ısısı ile battaniye de ısınacak ve mayalama işlemi için uygun koşullar sağlanacaktır. Süt, parmağınızın dayanabildiği ısıya geldiği zaman ayrı bir yerde çırpılan yoğurt süte eklenir ve birkaç kez karıştırılarak tencerenin kapağı kapatılır. Battaniyeye iyice sarılan tencere 5-6 saat olduğu yerde bırakılır. Süt mayalandıktan sonra buzdolabına kaldırılır ve bi 4-5 saat daha geçmesi beklenir. Ardından ev yapımı doğal yoğurt hastalıktan korktuğumuz bu günlerde afiyetle bir güzel yenir. :)

22 Ekim 2009

Sütlü Kabak Çorbası

Uzun zamandır biriktirdiğim tariflerimi en sonunda yazma fırsatı bulduğum için mutluyum. Resimde gördüğünüz çorbayı tarif etmek gerekirse, tek kelimeyle harika... Sütlü kabak çorbasını ilk defa teyzem, ben doğumdan sonra eve geldiğim zaman yapmıştı. Bilenler bilir, emzirme döneminde bol miktarda sıvı tüketmek süt yapımı için çok önemlidir. Öncelik her zaman suda ama çorbalar da bir o kadar önemli. Ben aynı tarifi mantara uygulamış ve kremalı mantar çorbası yapmıştım. Kabak hiç aklıma gelmemişti, ta ki teyzem yapana kadar. Bol sütlü ve kabaklı bu çorba tarifi için buyrun aşağıya;
Malzemeler;
3 orta boy kabak
1/2 orta boy kuru soğan
1 lt. süt
1 y.k. tereyağı
2 yk. un
1 demet dereotu
Tuz
Hazırlanışı;
1. Kabaklar yıkanır ve rendenin kalın tarafıyla rendelenir.
2. Tencerede biraz zeytinyağında küp doğranan soğan ile kabaklar kavrulur.
3. Kavrulmuş karışım ayrı bir yere alınır.
4. Tencereye tereyağı ve un ilave edilerek un kokusunu kaybedene ve hafif rengi sarılaşana kadar kavrulur.
5. Azar azar ilave edilen süt ile karışımın krema kıvamına gelmesi sağlanır. Sütün tamamı tencereye boşaltılır.
6. Kabaklı karışım da tencereye alınır ve üzerine tuz ilave edilerek bir taşım kaynaması sağlanır.
7. Çorba kaynadıktan sonra altı kısılır ve ince doğranmış dereotu üstüne ilave edilerek kapağı kapalı 5 dk. dinlendirilir.
8. Servis yapmadan önce doğrayıcıda çekilerek pürüzsüz bir kıvam alması sağlanır.
Afiyet olsun...

Yeşil Mercimek Yemeği ve Hamilelikte Beslenme


ZEYTİNYAĞLI SEBZELER II - Pekmezli Pırasa

Malzemeler;

1 kg. pırasa
1 tane dolmalık kırmızı biber
1 soğan
3 diş sarımsak
1 kahve fincanı kalın bulgur
1 tatlı kaşığı pekmez
1/2 limon suyu
Zeytinyağı




Hazırlanışı;
1. Doğranmış soğan ve sarımsak tencerede önce az suda kısık ateşte kapağı kapalı yumuşatılır. Ardından az zeytinyağı eklenerek kavrulur.
2. 1 cm. kalınlığında şeritler halinde doğranmış pırasa ile küp kesilmiş kırmızı biber tencereye ilave dilir.
3. Yıkanmış bulgur ile limon suyu, pekmez, bir çimdik tuz ve üstünü geçmeyecek kadar su düdüklü tencereye eklenir ve 15 dk. pişirilir.

Afiyet olsun...

ZEYTİNYAĞLI SEBZELER - Bezelye, Kereviz, Patates

Ortak malzemenin soğan, sarımsak ve limon (kış aylarında portakal) olduğu benzer zeytinyağlı sebze yemekleri sıcak/soğuk her türlü yenilebildiği için benim mutfağımın başlıca kahramanları. Ne de olsa evdeki canavar pratik olmayı gerektiriyor. Marketlerde çalışan anneler için paketlenmiş hazır yemeklere mümkün olduğunca yüz vermemeyi tercih ediyorum.
Bu yemeği yapmak da oldukça basit:
1. Düdüklü tencerede soğan ve sarmısağı az yağda kavurun.
2. Üzerine küp doğranmış sebzeleri ekleyin.
Yarım limon suyu ve sebzenin miktarına göre üzerini geçmeyecek kadar az su ile düdüklü tencerede 15 dk. haşlayın.
*Limon yerine kullanılan portakal suyu, daha tatlı bir aroma sevenler için.
**Babane zeytinyağlılara kuru üzüm ekliyor, eskilerin bir bildiği var...
***Annem ise zeytinyağlı kerevizi ayvayla pişiriyor. Herkesin yöntemi ayrı, tatlar harika...

7 Eylül 2009

Emziren Anne Çayı

İnsan bazı şeylere ne kadar hazırlansa, okusa, sorup öğrense, hayalini kursa da ancak yaşadığı zaman o olayı gerçekten öğreniyor. Hamileliğim boyunca çok okumaya ve bebeğime hazırlıklı olmaya çalıştım. Aklıma gelen onlarca soruyu elimden geldiğince sordum, soruşturdum. Amerikan Hastanesi'nin açtığı doğum öncesi kursa bile eşimle katıldım da, sertifika! aldım. Şaka bir yana, aktarılanların ötesinde sizinle benzer duygular içinde olan diğer hamile anne adaylarıyla birlikte olmak keyifliydi. Bunun yanında kurs sırasında aktarılan bilgiler sayesinde bazı şeylerin değiştiğine annemle konuşunca karar verdik. Ben doğumumu orada yapmasam da, hastanede bizi bilgilendiren tüm ekibe gönülden teşekkürler...


Gelelim ilk başta söylemek için yola çıktığım konuya. Emzirme olayının neye benzediği hakkında hiçbir bilgisi olmayan ben, evdeki yastıkları bebek gibi tutup alıştırma yapmışım. Doğum olduktan bir süre sonra bebeğim yanıma gelince hop dedi hemşirenin iki kıvrak hareketle bebeğimi göğsüme yapıştırması ile onun gözleri kapalıyken minik ağzını açıp emmeye başlaması bir oldu. Ben daha olayın şokundayım ama sonradan fark ettim ki, herşey ne kadar doğal. Yani evdeki yastık egzersizleri filan palavra. Bebek kucağa gelince içgüdüsel olarak zaten onu en doğru şekilde tutuyorsunuz. Eve geldikten sonra da olaylar buna benzer şekilde akıyor. Akıyor diyorum çünkü hiç durup düşünmeye vakit olmuyor. Zaten bebeğin kendisi de sizi en rahat ettiği durumlara yönlendiriyor.


Emzirmek, bebeğinize verebileceğiniz en güzel hediye. Anne sütünün bebek için önemi tartışılmaz. Bu nedenle bebek ilk 6 ay, kilo alımı da doktor tarafından normal bulunuyorsa, sadece anne sütü ile beslenmeli. Bu arada emzirirken yediklerimize çok önem vermemiz gerekiyor. Düşük kalorili diyetler yok, her zaman yediğimiz ve içtiğimizin doğal olmasına özen göstermeliyiz. Bu dönemde meyvelerin kabuklarını soyarak yemekte de fayda varmış.
En önemli süt kaynağı, su. Ben gece gündüz sürekli su içtim ve gerçekten faydasını gördüm. Suyun yanı sıra aktardan aldığım kuru otlarla hazırladığım çay da rahatlamama yardımcı oldu. Gaz için rezene, süt için ısırgan otu, tat vermesi için de tarçın kabuğu. Rezeneden midir bilmiyorum ama bebeğimin bizi saatlerce ayakta tutacak gaz problemi hiç olmadı çok şükür. Tüm karşımı doğrayıcıda toz haline getirdikten sonra kaynar suyun içinde 10 dk. demliyorum. Hiç ısırgan otundan korkmayın, tarçın durumu iyi dengeliyor.

24 Ağustos 2009

EN GÜZEL HEDİYE

Sabırlı bekleyiş bitti ve meleğimiz geldi. 18 Haziran'dan beri gözlerimizi ayıramadığımız oğlumuz büyüdü de 2 aylık bile oldu. Hayatın anlamı bu olmalı diye düşünüyorum. Öncesi yokmuş gibi gözlerime gözlerini dikerek baktığında. Allah'ın kadınlara ne büyük bir lütfu anne olmak; dileyen herkesin duaları kabul olur inşallah.
İşte bu sarhoşluk içinde blog nedir unuttum ama bundan sonra yavaş yavaş adapte olmaya çalışacağım. Zira bebekli günler çok çabuk geçiyor, hele ilk zamanlar gece ile gündüz arasındaki farkı gün ışımasa anlamak imkansız gibiydi. Ama korkulacak hiç birşey yok; zaman gerçekten çabuk geçiyor. Onların sağlıklı ve mutlu olmaları da zorlukları aşmaya yardımcı. Herkese yeniden merhaba ve kısa zaman içinde tekrar görüşmek dileğiyle...

1 Haziran 2009

FIRINDA HİNDİ KÜLBASTI

Bebeğimizin gelmesine az zaman kaldığı için elimdeki tüm tarifleri paylaşmak istiyorum. Zira bir süre annemin, kardeşimin ve eşimin hazırladığı yiyeceklerden zevkle yiyeceğim, mutfağa girmeye pek vaktim olmayacak. Neyle karşılaşacağımı ve ne yapacağımı bilmediğim için biraz endişeliyim. Tüm bu gelgitli duygular içinde anladım ki, anneliği bebeğimden öğreneceğim. İçgüdülere kulak verirken karşılıklı birbirimizi tanıyacağız artık. Bana hamileliğim boyunca hiç tatmadığım mutlulukları veren bebeğime bol protein gönderebilmek için hazırladığım hindili tarife buyrun.
Herkese afiyet olsun.











Malzemeler

4 parça hindi külbastı
2 domates
1 orta boy soğan
2 tane sivri biber
2 yemek kaşığı zeytinyağı

Tatlandırmak için; defne yaprağı, biberiye, karabiber, tuz, süs biberi, limon dilimleri...

Hazırlanışı

Dikdörtgen bir fırın kabının tabanı zeytinyağı ile yağlanır. Üstüne bir kat halka doğranmış ve birbirinden ayrılmış soğan halkaları dizilir. Soğanların üstüne hindi külbastılar dizilir. Yine halka doğranmış domatesler, hindi etinin iki yanına sıralanır. Tatlandırmak için karabiber, tuz, biberiye, defne yaprağı, 2 ince limon dilimi ve kırmızı süs biberleri kullanılabilir. Fırın kabına ilave su eklemeye gerek yoktur. Folyoyla kapatılarak fırına verilen hindi külbastı, 90 dk. 200 derece fırında pişirilir.

31 Mayıs 2009

HAVUÇLU KEK



Malzemeler
3 yumurta - oda sıcaklığında
2 su bardağı şeker
2,5 su bardağı un
1 çay bardağı sıvıyağ
1 su bardağı süt
4 orta boy havuç
1 elma
1 çay bardağı ceviz
1 çay bardağı kuru üzüm
1/2 tatlı kaşığı toz tarçın
1 paket kabartma tozu
4-5 damla limon suyu
1 limon kabuğu rendesi
1 paket vanilya
Hazırlanışı
Yumurtalar köpük olacak şekilde 5 dk. çırpılır. Şeker ilave edilerek iyice erimesi için çırpma işlemine devam edilir. Ardından yağ ve süt ilave edilerek tüm sıvı malzeme karıştırılır. Üzerine doğrayıcıda çekilmiş havuç, elma ve ceviz ile kuru üzüm ilave edilir. Ardından un, vanilya, tarçın ve kabartma tozu elenerek sıvı karışıma eklenir. Kabartma tozunun üstüne birkaç damla limon sıkılır. Limonun kabuğu da rendenin ince yüzüyle rendelenerek karışıma ilave edilir. Homojen bir karışım oluşuncaya kadar tahta kaşıkla alttan üste doğru, karışımın içindeki havayı boşaltmayacak şekilde yavaşça tüm malzeme birbirine yedirilir. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında 45 dk. pişirilen kek, soğuduktan sonra kalıbından çıkarılarak servis edilir.
Afiyet Olsun...

27 Mayıs 2009

VİŞNE PUDİNGLİ İRMİK PASTASI

Çok aradım ama bulamadım. Bulduklarımı derledim, ekledim, çıkardım sonunda bu pasta görüntüsünde irmikli sütlü bir tatlı çıktı ortaya. Benim derdim vişne, çikolata ve irmiği birlikte yiyebilmekti ve bu sorun çözüldüğüne göre yeni bir dert edinmem lazım kendime. :)
Her derdin bu kadar köpük, her çözümün de bu kadar kolay olduğu mutfaktan başka bir yer var mı bildiğin? Belki de yemek yapmayı sevmemin altında yatan gizli gerçek budur.
Malzemeler,
İrmik tatlısı için,
1 lt süt
10 kaşık irmik
10 kaşık şeker
1 paket vanilya
1 yemek kaşığı tereyağı
Ara katlarda tembellik yapı vişneli kakaolu hazır puding kullandım, aman çok duyulmasın... Pudingi üstündeki tarife göre hazırlayabilirsiniz.
Hazırlanışı
İki ayrı tencerede beyaz ve siyah karışımlar aynı anda hazırlanmalı ki, hiçbiri topaklanmadan kaba aktarabilelim. Bu nedenle, bir tencereye irmikli tatlı için süt, irmik ve şeker ilave edilir ve orta ateşte karıştırılarak altı topaklanmayacak şekilde pişirilir. Karışım hafif toparlandığında altı kapatılır ve içine vanilya ile tereyağ ilave edilerek mikser yardımıyla pürüzsüz bir görünüm alana dek çırpılır. Aynı anda diğer tencerede pudingli karışım kıvam alacak şekilde yarım litre sütle pişirilir.
Önceden ıslattığım fırın kabının tabanıyla aynı boyutta yağlı kağıt kestim. Önce kakaolu karışımdan iki kepçe döküp üstünü kaşık yardımıyla düzelttim. Ardından irmikli karışımın yarısını, sonra tekrar kakaolu ve irmikli içleri sırasıyla kalıba aktardım. Oda ısısında soğuttuktan sonra, buzdolabında 3 saat beklettiğim tatlıyı servis tabağına ters çevirerek sundum. Böylece pasta görünümünde bir sütlü tatlı ortaya çıktı ve afiyetle yendi.
Önemli not:
*Tatlıyı alacağınız kalıbın önceden ıslatılmasıyla buzdolabında bekletilen tatlı servis zamanı kalıptan kolayca çıkacaktır.
*Ben pasta görünümünde ve yüksek olsun diye 16 cm. çapında porselen bir fırın kabı kullandım. İsterseniz daha geniş bir borcamda ters çevirmeye gerek kalmadan dilimleyerek de servis yapabilirsiniz.

KIRMIZI MERCİMEK ÇORBASI

Bizim evde en sık pişen ve keyifle içilen bir çorba olmasına rağmen tarifini siteme eklememişim. Sevgili kardeşim bunu farketmeden ve eleştiri getirmeden hemen bu hafta yaptığım mercimek çorbasının fotoğrafı çekildi. Sanki yayınlanacağını anlamış gibi de, bu seferki çorbamın tadı bir başka güzel oldu...
Malzemeler
1 su bardağı kırmızı mercimek
1 orta boy soğan
1 orta boy havuç
3 domates - rendelenerek püre haline getirilmiş
Kimyon, karabiber, kırmızı pul biber ve tuz
Hazırlanışı

Ben mercimek çorbasını düdüklü tencerede hazırlamayı tercih ediyorum. Ufak doğranmış soğanlar, yarım çay bardağı suda, kısık ateşte ve tencerenin kapağını örterek ama kilitlemeyerek yumuşatılır. Ardından üzerine 2 kaşık zeytinyağı ve domates püresi eklenir. Rendelenmiş havuçlar da karışıma katılır ve 1-2 dk. çevrilir. Önceden ıslatılmış ve nişastası iyice temizlenmiş kırmızı mercimekler tencereye ilave edilir. Üzerine 6 su bardağı su eklenerek kapağı kapatılır ve düdük çaldıktan 10 dk. sonra tencerenin altı kapatılır. El doğrayıcısı yardımıyla çekilen mercimekli çorbanın üzerine en son baharatlar eklenir ve bir kere fokurdattıktan sonra altı kapatılır.

Bu tarifte, ne soğanın kavrulmasına, ne de baharatların yağda yakılarak sonradan çorbaya ilave edilmesine gerek var. Deneyin, eminim seveceksiniz.

FIRINDA PATATES

Balık yemeklerinin yanına çok yakıştırdığım patatesin önce haşlayıp sonra fırınladığım bu şeklinde baharat kokusu ve üstleri hafif kızarmış patateslerin tadı birbirine karışıyor. Yapılışı çok pratik, yemekten yarım saat önce hazırlamaya başlamanız yeterli olacaktır.
Malzemeler
10-12 taze patates
Haşlamak için su
Zeytinyağı
Kırmızı pul biber, kekik, karabiber, tuz
Hazırlanışı
Öncelikle patatesleri yıkayarak başlıyoruz. Düdüklü tencerenin haşlama haznesinde az miktarda suda yaklaşık 12 dk. haşlanan patateslerin içlerinin pişmesi ancak çok yumuşamaması gerekiyor çünkü fırına verdiğimizde bütün olarak kalmalılar. Haşlanan patatesler yağlı kağıt serilmiş bir fırın tepsisine alınır. Yukarı bakan yüzlerine bir bıçak yardımıyla artı işareti yapılır ve hafif bastırılarak göbekten yarılmaları sağlanır. Üzerlerine önce zeytinyağı ardından benim tercihim olan kekik, pul biber, taze çekilmiş karabiber ve tuz (isteğinize göre ekleyeceğiniz başka baharatlar) ilavesiyle patatesler, 200 derece fırında yaklaşık 15-20 dk. pişirilir.

23 Mayıs 2009

KAĞITTA TAVUK BUDU ve MANTARLI PİLAV















Hamileliğim boyunca her gün kaliteli protein alma ihtiyacı karşısıda çeşitli et ve tavuk yemekleri deneme fırsatı buldum. Bunlardan biri de, fırın kağıdına sarılarak pişirilen tavuk budu. Kendi suyuyla sarımsak ve limon tadı birleştiğinde çok lezzetli bir sonuçla karşılaşıyorsunuz. Üstelik kağıda sar, fırına koydenecek kadar kolay hazırlanıyor.


KAĞITTA TAVUK BUDU

Malzemeler

2 tane tavuk budu (siz sayınıza göre çoğaltabilirsiniz, biz iki kişiyiz :)
2 dilim limon
2 diş sarımsak
Tuz ve karabiber


Hazırlanışı

Derisi çıkartılarak temizlenen tavuk butları dikdörtgen kesilmiş pişirme kağıdının ortasına yerleştirilir. Üzerine bir dilim limon ve sarımsak dişi konur. taze çekilmiş karabiber ve tuzla tatlandırılarak kağıt bohça şeklinde kapatılır. Hiç bir yerinden su sızmaması gerektiği için kenarları da içeri döndürülür ve bir fırın kabına yerleştirilir. 200 derece fırında yaklaşık 20 dakika pişirilir.

MANTARLI PİLAV

Malzemeler

2 su bardağı pirinç
4 domates
200 gr. mantar
1 orta boy soğan
2 diş sarımsak
3 su bardağı sıcak su
2 yemek kaşığı tereyağ
2 yemek kaşığı sıvıyağ
Tuz

Hazırlanışı

Küçük parçalar halinde doğranan mantar ve soğan ile dövülmüş sarımsak pilav tenceresinde 2 yemek kaşığı tereyağı ve sıvıyağ ile kavrulur. Rendelenmiş domates de eklenerek mantarların suyunu verip çekmesi beklenir. Ardından pirinçler tencereye eklenir ve domatesli karışımla karıştırılır. Üstüne 3 su bardağı kaynar su ve tuz eklenerek kısık ateşte 15 dakika pilav pişirilir.

20 Mayıs 2009

ANNELER GÜNÜ, KAHVE KOKUSU ve ZEYTİNLİ KEK





Ucundan kaçırdığım Anneler Günü'nde eşimden aldığım bu anlamlı hediye ruh halimi destekler biçimde beni çok duygulandırdı. 8 aydır süren dayanılmaz kahve isteğime karşı koyabilmiş olmamın mükafatı bu küçük makina oldu. İnek benekli cappucino cezvesi sadece bu sevimli görünüşüyle bile mutfağın baş köşesinde yerini aldı. Elektrik kablosu aradım ama bulamadım, ocak üstünde bir nevi dökme cezve gibi kullanılıyormuş. (Doğuma 4 hafta kaldı, dolayısıyla bir süre daha sabretmem gerekiyor ama ilk denememi sizlerle paylaşacağım.)






Bu sene Anneler Günü'nde bir değişiklik yapıp, iki aileyi bizim evde bir pazar kahvaltısı için biraraya getirdik. Kalabalık kahvaltı sofralarının tadı da bir başka oluyor. Umarım bundan sonraki senelerde giderek kalabalıklaşarak geniş bir aile oluruz.



Kahvaltı için hazırladığım zeytinli ve vişneli keklerin yanında annemin peynirli böreği ile kayınvalidemin yaptığı peynirli poğaça ve cevizli baklava da yerlerini aldı.


ZEYTİNLİ KEK















Zeytinli kek tarifi EMEKLİLİK HOBİLERİ'nden, elinize sağlık Hülya Hanım.

Malzemeler

3 yumurta
1 su bardağı beyaz peynir - rendelenmiş
1 su bardağı siyah zeytin - çekirdekleri çıkarılmış ve ikiye bölünmüş
1 demet dereotu - ufak ufak doğranmış
1 çay bardağı zeytinyağı
1 su bardağı süt
Kabartma tozu
1 çay kaşığı tuz
Un - yumuşak bir kek hamuru kıvamına gelene dek
Pul biber - isteğe göre 1/2 tatlı kaşığı
Kuru nane
Üzeri için, çörek otu ve susam

Hazırlanışı


Oda sıcaklığında bekletilen yumurtalar çırpılır. Üzerine süt ve zeytinyağı eklenerek iyice karıştırılır. Un, kabartma tozu ve tuz ayrı bir yerde karıştırılarak sıvı karışıma eklenir. Akıcı bir kek hamuru kıvamında hazırlanan karışıma peynir, zeytin, dereotu, pul biber ve nane de eklenerek tüm malzemenin eşit şekilde yayılması sağlanır. Önceden yağlanmış yuvarlak bir borcama dökülen hamurun üstüne çörek otu ve susam serpilir. 200 derece fırında yaklaşık 30 dk. pişirilen kek, fırın içinde soğutulduktan sonra servis edilebilir.

27 Nisan 2009

Yoğurtlu Beyaz Lahana ve Havuç Salatası

Yaz geliyor malum, salatalar herkesin gözdesi bu aralar. Benim taze yada az pişmiş sebzelerden beklentim ise farklı bir sebebe dayanıyor. Bebiş benim şimdi yediklerimi doğduktan sonra hiç karşı koymadan yiyeceği hayaliyle veriyorum kendimi kerevize, pırasaya, beyaz lahanaya. Bunun gibi daha çok inanışlarım var, ne kadarının hayal olduğunu birkaç ay içinde anlayacağım. Şimdilik ısrarıma devam ediyorum ve bu amaçla araştırıp çeşitli tarifleri birbirine eklediğim güzel bir beyaz lahana salatası çıktı ortaya. Buyrun efendim, siz bu yaz plajlarda giyeceğiniz mayokiniler ve bikiniler için girişin beyaz lahanaya :)
Malzemeler
1/4 orta boy beyaz lahana
4 havuç
1 kase yoğurt
3 diş sarımsak
1 kahve fincanı kalın kırılmış ceviz
1/2 demet maydanoz
Hazırlanışı
1. İnce doğranmış beyaz lahanalar, düdüklünün buhar sepetinde az suyla 5 dk.'yı geçmeyecek bir süre haşlanır.
2. Havuçlar temizlenerek rende yapılır.
3. Sarımsaklar havanda dövülerek yoğurta ilave edilir.
4. Soğuyan lahana ve havucun üzerine sarımsaklı yoğurt ve ceviz eklenir.
5. En son ince doğranmış maydanoz ilavesiyle salata bitirilir.

Not.: Amaaan kalori hesabı yapmıyorum diyorsanız bu salatanın içeriği; tuz, mayonez, zeytinyağı gibi malzemelerin eklenmesiyle zenginleştirilebilir.

KOLAY PİZZA I - Tavuklu

Kolay Pizza Hamuru için Malzemeler;
1,5 kahve fincanı yoğurt
3 kahve fincanı un
1 yumurta
1 paket kabartma tozu
1 tutam tuz

Tavuk Harcı için Malzemeler;
1 kg. tavuk kuşbaşı
1 yemek kaçığı soya sosu
1 tatlı kaşığı zencefil tozu

3 orta boy yumuşak domates
1 kase rendelenmiş kaşar peyniri

Hazırlanışı
1. Pizzayı yapmaya öncelikle tavukları pişirerek başlıyoruz. Tencerenin içine tavuk kuşbaşıyı koyup üzerine zencefil ve soya sosunu ilave ettikten sonra orta ateşte suyunu verip tekrar çekmesi beklenir. Yaklaşık yarım saat içinde iyice yumuşayan tavuklar pişmiştir.

2. Pizza hamuru için gerekli malzemelerin hepsi karıştırıldıktan sonra bir süre hamurun toparlanması için buzdolabında yaklaşık yarım saat bekletilir.

3. Bu arada hamurun üstüne yaymak için domates rendesi hazırlanır.

4. 20 cm. çapında bir fırın kabı yağlanır. Buzdolabındaki hamur, kabın ölçüsüne göre açılır. Üstüne domates rendesi koyulur. Önceden pişirilmiş tavuk harcı hamurun üstüne yayılır, en üste de rendelenmiş kaşar peyniri koyularak önceden ısıtılmış 200 derece fırına verilen pizza 15-20 dk.'da hazırdır.

Not: Bu kolay pizza hamurunun üstüne sayısız malzemeli eklentilerle kombinasyonlar yapmak mümkün görünüyor.

9 Nisan 2009

Tam Buğday Ekmeği

Haftasonu sabahları yeni pişmiş sıcak ekmek gibisi var mıdır? Yanında kokusu gelmeye başlayan domates ve peynir. Bir de canişkomun menemeni. İşte bu tarif öyle bir şölen hazırlamak için birebir. Bir gece önceden mayalayarak buzdolabına kaldırdığım hamur karışımından, 16 tane muffin kalıbında ekmekçik doğdu. Temel ekmek hamuru tarifini Oliver'ın sitesinden aldım. Tam buğday unu kullanarak hazırladığım hamuru iki kere mayalandırdım ve buzdolabına kaldırdım. Ekmeği pişirmeye başlamadan yarım saat önce buzdolabındançıkartarak pişireceğiniz kalıplara alırsanız, yarım saat içinde hamur tekrar kabarıp oda ısısına geliyor. 180 derece fırında yaklaşık 45 dk.da hazırlanan ekmekçikleri masaya sıcak koyduğunuzda dikkat. Normalde yediğinizin iki katı anlamadan mideye inebilir.
Malzemeler

1 kg. tam buğday unu
625 ml. su
30 gr. yaş maya / 2x10 gr. kuru maya
2 tatlı kaşığı şeker
1 çay kaşığı tuz
Hazırlanışı
Ekmeği yapmaya mayayı ayrı bir kapta üzerine ılık süt, şeker ve tuz ilave edip kabartarak başlayabilirsiniz. Geniş bir kaba elediğiniz una kabaran mayayı ve azar azar suyu ilave edin. Hamur toparlanmaya başlayıp elinize yapışmayacak kıvama geldiğinde, üstünü streç filmle kapatarak yarım saat kabarmasını sağlayın. Kabaran hamuru unlanmış tezgaha alıp, içindeki havayı boşaltmak için tekrar yoğurun ve ikinci kez bu defa 1 saat mayalanmasına izin verin. Bu aşamada eğer hemen pişirecekseniz yağlanmış kalıba alıp fırına verebilirsiniz. Akşamdan hazırladığınız hamuru buzdolabına alıp, pişirmeden önce tekrar mayalanmasını sağlayarak öyle de pişirebilirsiniz. Fırına koymadan önce üstlerine bir fırça yardımıyla süt sürülür ve fırına koyduktan sonra kapağını hiç açmayarak kabarmaları beklenir. Piştiğine emin olduğunuz zaman ekmekçikler bir bıçak yardımıyla kontrol edilip, dışarıda soğumaya alınır. Afiyet olsun...

Kuru Üzümlü Zeytinyağlı Kereviz

Hamileliğimin 7. ayını bitirmek üzereyim ve düzenli bir yemek programı uyguladığımı söyleyebilirim. Bu sayede, hem kilo alışım dengeli oldu ve hareketlerim kısıtlanmadı, mide yanması vb. sorunlarım az oldu, hem de "en önemlisi" bebeğime doğru besinler gönderdiğime inanıyorum. hamileliğim boyunca beslenme alışkanlıklarımı Ayrıca ve uzun uzun herkesle paylaşmak istiyorum. Bugünlük sık sık yaptığım kerevizin tarifini vereceğim. Bir oturuşta koca bir tabak yediğim zamanlar oldu. Artık son aylarda artan iştahıma suçu buluyor ve bu hafifin tarifini veriyorum.


Malzemeler
2 orta boy kereviz
1 orta boy soğan
3 diş sarımsak
Bir tutam kereviz yaprağı
1 kahve fincanı çekirdekli kuru üzüm
1 portakal yada limonun suyu
Tuz, zeytinyağı

Hazırlanışı
1. Kerevizler, soyularak istenen büyüklükte doğranır. Yapraklar suya konur.
2. Bir tencerede, küp doğranmış soğan ve dövülmüş sarımsak, az su ile tencerenin kapağı kapalı olacak şekilde kısık ateşte buharda öldürülür.
3. Bu arada, suda bekletilerek yıkanan kereviz yaprakları küp küp kesilir.
4. Tencereye doğranmış kereviz ve yapraklarıyla birlikte 1 portakalın yada isteğe bağlı olarak limonun suyu ilave edilir. Eğer yemeği benim gibi biraz sulu seviyorsanız portakal/limon suyundan sonra yarım çay bardağı sıcak su ekleyebilirsiniz.
5. Kuru üzümler de tencereye konduktan sonra, karıştırılarak kısık ateşte kerevizler yumuşayıncaya kadar yemek pişirilir.
6. Zeytinyağını yemeğin sonunda yaklaşık bir kaşık kadar tencereye koyup, yemeğin altını kapatıyorum. Soğanların yanmasını istemediğim için yaptığım bu işlemi siz, yemeği hazırlarken en başında soğanların kavrulmasıyla da yapabilirsiniz.
7. Yemeğin tuzu da eklendikten sonra afiyetle yenebilir.

25 Mart 2009

Elmalı Dondurma

Dondurma tarifi ararken, Elma Ye etkinliğinde gördüğüm Portakal Ağacı'nda yapılan bu tarifle karşılaştım. Bahar havasında tarçın kokulu güzel bir dondurma oldu sonuçta ortaya çıkan. Bir sonraki denemem de kakaolu kek kırıntıları koyarak denemeyi planlıyorum.

Malzemeler;

4 yumurta sarısı
1 paket krema
1 su bardağı süt
3/4 su bardağı pudra şekeri
3 tane sarı elma
1 limonun suyu
1 tatlı kaşığı tarçın
1 paket vanilya
1 paket Yulaflı Bisküvi
1 tatlı kaşığı hazır kahve
1 çorba kaşığı şeker
1 su bardağı ceviz içi
Damla çikolata ve benzeri çikolata süsleri

Hazırlanışı;

1. Krema ve süt küçük bir tencerede kaynamasına fırsat verilmeden ısıtılır.

2. Ayrı bir yerde çırpılmış yumurta sarıları ve pudra şekerine sıcak karışımdan bir kaşık eklenerek hızla karıştırılır. İki kaşık sütlü karışım ilavesiyle tekrarlanan yumurtayı ısıtma işlemi sonunda, ısınmış yumurtalı karışım sütlü karışıma yavaş yavaş eklenir ve bu arada hızla karıştırılmaya devam edilir.

3. Ocağın altı kısılarak yaklaşık 10 dk. karışım sürekli karıştırılarak bir kıvam alması sağlanır. Süre sonunda vanilya eklenir ve ocağın altı kapatılır.

4. Yumurtalı karışım dışarıda yeterli soğukluğa ulaştıktan sonra buzdolabına alınır ve iyice soğuması sağlanır.

5. Rendelenmiş elma içine limon suyu eklenir. Soğuyan krema da elmalı içe ilave edilir, tarçın eklenir ve iyice karıştırılır.

6. Buzluğa girecek metal bir kaba karışım dökülür ve buzluğa kaldırılır.

7. Yarım saat sonunda bir çatal yardımıyla donmaya başlamış kenarlar karışımın ortasına doğru itilerek, dondurma içi karıştırılır. Dondurmanın her yeri tamamen katılaşana kadar her yarım saatte bir bu karıştırma işlemi tekrar edilir.

8. Doğrayıcıda ufalanan bisküviye 1 çay bardağı suda eritilen kahve ve şeker ilave edilir ve kupların altına bu karışımdan birer kaşık konulur. Üstlerine elmalı dondurma eşit olarak paylaştırılır.

9. Dondurma kupları; doğranmış ceviz parçaları, damla çikolata ve çeşitli şekillerdeki çikolatalarla süslenerek servis edilir.

Tavuklu Arpa Çorbası



Malzemeler;
2 tane tavuk budu (yağsız olmasını tercih ediyorsanız göğüs de kullanabilirsiniz.)
1 su bardağı arpa
2 soğan (biri haşlama suyuna, diğeri sonradan çorbanın içine)
2 havuç
1 patates
1 kaşık un
2 su bardağı süt

Hazırlanışı;
1. 1 su bardağı arpa, bir gece önceden üstüne çıkacak kadar su konularak bekletilir.
2. Tavuk butları, ıslatılmış arpa ve 1 soğan, 6 su bardağı suda haşlanır.
3. Ayrı bir yerde soğan, havuç ve patates küçük küpler halinde kesilir.
4. 1 kaşık un, 1 kaşık zeytinyağıyla kavrulur. Üzerine yavaş yavaş süt ilave edilir ve hızlıca karıştırılır.
5. Haşlanmış tavuk butları kemiklerinden temizlenir ve küçük parçalara bölünerek bir kenara alınır. Arpalı sudan soğan çıkartılır ve tavuklar tekrar eklenir.
6. Küp doğranmış soğan az yağda öldürülür ve çorbaya havuç ve patatesle birlikte eklenir.
7. En son sütlü karışımda çorbaya azar azar ilave edilir. Tuz ve karabiberle tatlandırılan çorba, içindeki sebzeler tamamen yumuşayınca kadar kısık ateşte pişirilir.

Tavuklu Yeşil Salata




Malzemeler;

1 adet tavuk göğsü
1 demet dereotu
1 demet maydanoz
10 adet kiraz domates
Salatalık ve pancar turşusu
1 limonun suyu
Zeytinyağı

Hazırlanışı;


Tavuk göğsü; 5 su bardağı su, 1 soğan, kereviz, pırasa gibi sebzelerle haşlanır. (Haşlanmış tavuk suyu, çorba yada pilav için sonradan kullanılmak üzere saklanır.) Dereotu ve maydanoz ince kıyım doğranır. Domatesler 4'e bölünür ve yeşilliğe eklenir. Turşular istenilen üyüklükte kesilerek salataya eklenir ve tüm malzeme karıştırılır. Tavuk göğsü küp küp kesilir ve en üste konur. Salatanın yağı ve limonu ilave edildikten sonra tekrar karıştırılır.

13 Mart 2009

TARÇINLI KABAK TATLISI


Malzemeler;

1 kg. balkabağı
1/2 kg. şeker
1/2 çay bardağı su
4-5 tane karanfil
1 çubuk tarçın







Hazırlanışı;

1. Derin bir tencereye doğranmış ve temizlenmiş kabaklar alınır.

2. Kabakların üstüne olabildiğince eşit miktarda şeker paylaştırılır.

3. Karanfil ve tarçın çubuğu da araya sıkıştırılarak tencerenin kapağı kapatılır. Bu aşama, bekleme ve kabakların suyunu salmasıyla geçer.

4. Şekerin beyazlığı görülmeyecek şekilde kabaklar suyunu verince yaklaşık 1/2 çay bardağı su ilavesiyle kısık ateşte pişirilir.

5. Kabakların piştiğini çatalı batırdığınızda rahatça ilerlemesinden anlayabilirsiniz. Artık kıvamına siz karar verin. (Ben biraz sert sevdiğim için az pişiriyorum.)

6. Üzerini iri doğranmış cevizle süsleyebilirsiniz.

25 Şubat 2009

FIRINDA SÜTLAÇ

Tatlı yemek tam bir keyif haline geldi bu günlerde. Büyüyen karnımın üstünde nereye sıkışacağını bilemediğinden gelenleri reddeden midem ve hiç doymayan ben. Doyamam tabii, yiyemiyorum ki istediğim gibi :( Anne olmanın tuzu biberi diyorum ve güveç kabında fırınlasam da hepsini yesem dediğim fırın sütlacın tarifini veriyorum :)
Malzemeler:
3 kaşık pirinç
2 su bardağı su
1/2 su br. pudra şekeri
3 y.k. nişasta
2 adet yumurta sarısı
1 litre süt
1 paket vanilya
Hazırlanışı:
1. Yıkanarak nişastası giden pirinçleri 2 su bardağı suda suyun tamamını çekene kadar haşlanır.
2. Tamamen yumuşayan pirinçlerin üzerine süt ilave edilir ve kaynayınca üzerine şeker ilave edilir.
3. Yarım su bardağı suda eritilen nişasta da sütlü karışıma ilave edilir. Kıvamı bir miktar koyulaşmaya başlayınca altı kapatılır. Çok bekletmemekte fayda var çünkü fırınlanma aşamasında da sütlaç suyunu kaybediyor.
4. İki yumurtanın sarısı önce iyice çırpılır. Ardından sütlü karışımdan azar azar ilave edilerek ısıtılan karışım tekrar tencereye dökülür ve hızlı bir şekilde karıştırılarak sütlü karışıma yedirilir. 5. Vanilyayı da ilave ettikten sonra sütlaç servis kaplarına paylaştırılır. İçi bir parmak su dolu büyük bir kabın içine oturtulan sütlaç, üstü hafif kızarana kadar 170 derece fırında pişirilir.

Sebzeli Tavuk But

İlk defa denediğim ıspanaklı börek tarifi beklentileri karşılamadı ama ıspanak kökleri tavuk etine oldukça yakıştı. Ispanaklı börek denemelerim devam edecek. İçimdeki ses "annenin tarifinden şaşınca sen ne bekliyordun?" şeklinde sorular yöneltiyor bana...

Malzemeler;

700 gr. ıspanağın kökü
1 büyük soğan
2 domates
2 sivri biber
2 patates
1 yemek k. domates salçası
2 diş sarımsak
1/2 su b. sıcak su
Zeytinyağı

Hazırlanışı;

1. Derince bir tencereye eklenen zeytinyağında kavrulan soğan ve sarımsağın üstüne önceden küp şeklinde kesilmiş sivri biber ve bir süre sonra domatesler ilave edilir. Salça da eklenerek bu karışımın fokurdaması sağlanır.

2. Ardından yıkanmış tavuk butları da tencereye konulur ve butların rengi beyazlaşıncaya kadar yaklaşık 10-15 dk. tencerenin kapağı kapatılır.

3. Bol suda yıkanmış ve temizlenmiş ıspanak kökleri ile patates dilimleri tencereye ilave edilir. Sıcak su eklenerek tavukların iyice pişmesi için ocağın altı kısılır.

Peynirli Tepsi Böreği

Annemlerle birlikte oturduğumuz zamanlarda gitmeye alışkın olduğum mahallemizin yufkacısından uzak kaldığımdan beri büyük marketlerde satılan yufkalarla aram hiç iyi olmadı. her fırsat bulduğumda eski yufkacıma uğrar, hatırlar sorulur ve ben mis gibi yeni açılmış taze yufkamı alır, evime giden yolda mutlu mesut ilerlerim. Ancak geçen gün çok istemeyerek de olsa marketin raflarından birinde gördüğüm dikdörtgen rulo şeklindeki böreklik yufakaya yufkacıma karşı duyduğum suçluluk duygusuyla karışık bir şans vermek istedim. Normal yufkadan farklı olarak ince, pürüzsüz ve hafif unlu bırakılmış yufkalarla hazırladığım börek pişme aşamasındaki tüm şüphelerimi alt üst etti. Yine de mahalle yufkacımı hala çok seviyor, onun yerini ayrıca koruyorum.
Malzemeler;
500 gr. böreklik lor peyniri
1 kase yoğurt
1 çay bardağı sıvıyağ
1 yumurta
Yarım demet maydanoz
Üstü için, 1 yumurtanın sarısı
Hazırlanışı;
Yufkalar dörtgen formunda oldukları için rulo yapıp yuvarlak borcamın içine dolama fikri hoşuma gitti. Her yufka parçasının içine önce yoğurtlu karışımı sürüp, peynirli içten her yerine serptim. Sonra rulo şeklinde sardığım yufkayı borcamın dışından başlayarak düzgün bir sarmal yapacak şekilde yerleştirdim. Sarma işlemi bitince borcamın üstünü streç filmle kapatarak buzdolabına kaldırdım. Böreği cuma akşamı hazırladığım için bir gece bekletip sabah kahvaltı öncesi pişirmek yerinde oldu. Üstüne çırpılmış yumurta sarısı sürüp, önceden ısıtılmış fırında yaklaşık yarım saat pişirilen börek haftasonu kahvaltı masasının baş köşesinde yerini aldı.

Güveçte Kemikli Et

Kuzu incikle yapılabilecek hazırlaması çok kolay ve lezzeti garanti tariflerden biri. Zaten güvece yanındaki domates, soğan, biber ve baharatlarla ne koyarsanız sonuç memnuniyet verici oluyor.
Malzemeler;
500 gr. kuzu incik
1 kase arpacık soğan
3 domates
3 patates
3 sivri biber
Bir tutam maydanoz
Biberiye, karabiber, kekik
Tereyağ
1 ç. bardağı sıcak su
Hazırlanışı;
1. Arpacık soğanlar önceden bir kaşık zeytinyağı ile ıslatılan güveç kabının en altına alınır. Üstüne et ilave edilir. Daha sonra istediğiniz sebzeleri dizebilirsiniz. Ben patates, biber ve domates koydum. Biberiye, karabiber ve kekik ile tatlandırdığım etli karışımın en üstüne bir parça maydanoz ve küp küp kestiğim tereyağını ilave ettim. Aslında sebzeler suyunu verdiği için ayrıca su eklemeye çok da ihtiyaç olmuyor ama biz bu yemeği ailece sulu tercih ettiğimiz için ben yaklaşık 1 çay bardağı kaynar suyu da güvece ekliyorum. Güveç kabının üstü folyoyla örtülerek 1,5 saat 180 derece fırında et pişirilir. Afiyet Olsun...

TOPKEK CENNETİ





Yukarıda gördüğünüz kendisi yuvarlak, keki yumuşak, tadı tatlı, içi katlı keklerden hangisi yağmurlu bir Pazar günü pencere kenarında elimde tuttuğum üstü tarçınla örtülmüş sıcak salepin en yakın arkadaşı olabilir. Arkadaşlık bugünler için midir? Evet öyledir ama insanın birden fazla arkadaşı olabileceği gibi salepin de birden çok kek ile yakınlık kurabileceği gerçeğini kabul etmek gerekir. Bugün bir geyik halimdir süre gidiyor, nereye kadar bilmiyorum. İşte resimde gördüğünüz topkek tarifleri:
1. Böğürtlen Soslu Tarçınlı Topkek için bknz. Elmalı ve Kuru Meyveli Kek
Aynı içeriği muffin kalıplarına dökerek denedim. Kalıpların içine önceden kağıt kalıp koydum ki, piştikten sonra kolayca kalıptan ayrılsın. Kekler hazır olduktan ve biraz ılındıktan sonra tepelerini keskin uçlu bir bıçak yardımıyla havuz olacak şekilde kestim. Ardından taneli böğürtlen reçelinden bir tatlı kaşık alıp ortadaki havuzu doldurdum. Bir sitede kesilen parçaların da kapatılarak en üste hazırlanan krem şantinin sıkıldığını görmüştüm. O da çok lezzetli görünüyordu, denemek isteyebilirsiniz.
2. Üç Kat Çikolatalı Topkek için bknz aşağıda vereceğim yeni tarif.
Tarifin asıl kaynağı http://www.verybestbaking.com/ Ben biraz ölçüleri değiştirdim üzerindeki krema kaplamayı kaldırdım. Kendiliğinden düğme görüntüsü veren sevimli bir kek oldu.

Malzemeler;
1 paket kakaolu kek karışımı
1 paket çikolatalı puding
4 yumurta
1 su bardağı yoğurt
1/2 su bardağı sıvıyağ
1/2 su bardağı ılık su
1,5 su bardağı damla çikolata

Hazırlanışı;

Yumurtanın sarısı ve beyazı ayrılarak her ikisi farklı kaplarda iyice karıştırılır. Sarıların üzerine yağ, şeker, su ve yoğurt eklenerek tekrar karıştırılır. Beyazlaşan ve kabaran çırpılmış aklar da sıvı karışıma tahta bir kaşık yardımıyla yedirilir. Tüm kuru malzeme elenerek sıvılara eklenir ve yine kaşık yardımıyla karıştırılır. Bu aşamada içine damla çikolata ilave edilerek önceden yağlanmış muffin kalıplarına üstünde 1 cm. boşluk bırakarak eşit miktarda dağıtılır. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında 25-30 dk. pişirilen kekler kalıptan çıkarmadan önce 15 dk. soğumaları için bekletilir. Sonrasında alırsınız elinize tarçınlı sıcak salepinizi oturur pencere kenarına dalarsınız düşlere :) Afiyet Olsun...

Körili Et Kavurma

Bu yemeğe bulduğum ilk başlık "Soya sosunda dinlenmiş körili et kavurma" idi. Ancak sonradan etin terbiyesi için kullandığım tüm malzemeleri sıralarsam çok uzun bir başlık ortaya çıkacağı için vazgeçip sadece kavurma sırasında ortaya çıkarttığı yoğun kokusuyla yemekte ön plana çıkan köriyi baş konuk ilan edip böyle bir isim düşündüm. Şimdi gelelim hazırlık aşamasına;
Malzemeler;
  • Yarım kilo şeritler halinde kesilmiş kırmızı et (detaylı et bilgisizliği yazının içinde :))

Sos,

  • Etin dinleneceği sos için bir çay bardağı yoğurda yaklaşık yarım kahve fincanı soya sosu ve yarım çay bardağı zeytinyağı ilave edilir. Soğan çok küçük olmayan parçalara bölünerek (piyazlık), iki diş sarımsak ise bütün olarak sosa ilave edilir. Bunların yanı sıra bir tatlı kaşığı kuru biberiye ve yarım tatlı kaşığı tane karabiberin de katkısıyla hazırlanan sos uzun şeritler halinde kesilen etlerin üstüne dökülür ve iyice karıştırılır. En az 3 saat tercihen bir gün buzdolabında bekleyen etler artık sosla bütünleşmişlerdir.
Hazırlanışı;
  • Wok tavanın içine bir miktar zeytinyağı ilave edilerek yağ ısıtılır. *Bu aşamada ocağın altının kısık olması yağın yanmaması için çok gerekli çünkü ben ne zaman bu tavayı kullansam yemekler benim hızımdan çok daha çabuk pişiyorlar :) Isınan yağın içine bir yemek kaşığı köri ilave edilir. Körinin kokusunu yayması için bir dakikalık bekleme yeterli olur. Şimdi içindeki tüm malzemeyle etleri tavaya eklemenin sırası gelmiştir. Orta ateşte aralıklarla karıştırarak pişirilen etlere ben üç kere az miktarda sıcak su ilavesi yaptım çünkü tam istediğim pişmişlik dercesine ancak o zaman gelebildi. Ama sanırım benim etlerimin yumuşamamasının, kurban bayramında hayvanın neresi olduğunu bilmeden kafama göre parçalamamla ve sanki çok yağlıymış gibi dana etinde gördüğüm tüm beyazlıkları almamla oldukça yakından ilgisi var. Bir daha ki sefer işin ustasından alacağım kuzu etiyle bu tarifi denemeyi düşünüyorum. Sizin kırmızı et tercihiniz nasılsa, tarifte onu kullanabilirsiniz.

Bu Aralar Tembellik Tam Benlik...

Uzun zamandır üzerimde olan hiçbirşeye yetişememe duygusu ve rölantide kalma isteği ne zaman geçecek bilinmezken en sonunda fotoğraf makinemden gün ışığına çıkmayı bekleyen resimleri en azından bilgisayara yükleyebildim. Bazen size de olur mu, yapılması gerekenlerin zorunluluğu üstünüze ağırlığıyla öyle bir çöker ki, o zorunluluk hissi olmasa yada belki de bir ucundan başlasanız bitecek ama başlamak en zor adım gelir. İşte ben bugünlerde böyle bir duygu durumu içindeyim.

6 Şubat 2009

KALP İÇİNDE MOZAİK PASTA

Güzel bir akşam yemeğini olsa olsa çikolatalı pasta sonlandırabilirdi. O yüzden işten dönünce hemen malzemeleri topladım ve kısa zaman içinde kokusuyla baş döndüren bu pastayı hazırladım. Ölçülerin yarısını kullanarak hazırladığım bu pastayı minik kalp şeklindeki silikon kek kalıbına koyarak buzlukta yaklaşık 3 saat beklettim. Aslında en güzeli 1 gece bekleterek iyice katılaşmasına imkan vermek. Üstünde bir top dondurma harikalar yaratabiliyor, afiyet olsun.
Malzemeler;
500 gr. pötibör klasik bisküvi
1 çay bardağı toz şeker
25 gr. kakao
1 su bardağı süt
100 gr sıvıyağ
Hazırlanışı;
Derin bir kap içinde küçük parçalara bölünen bisküvilere şeker, kakao, süt ve en son yağ ilave edilerek iyice karıştırılır. Kalıbınız silikon ise sorun yok ama başka bir kalıba dökecekseniz önce streç filmle kalıbın içini çevrelemek gerekiyor. Buzlukta 3 saat içinde katılaştıktan sonra üstüne isterseniz benim yaptığım gibi bir top sade dondurma koyarak yada eritilmiş çikolata dökerek servis yapabilirsiniz.

13 Ocak 2009

KUMRULAR



2 sene önce... Heyecan ve mutluluk dolu o gün, benim için dünyada eşi olmayan bir insanla evlendim.
Şimdi düşünüyorum da, o gün hissettiğim duygular içinde hiç bir zaman eksilmeyecek ve belki de en önemli olanı; ona duyduğum inanç ve güvendi. Yanında gözlerimi kapadığımda içime işleyen huzur duygusuyla elini tuttum. Her kapıya geldiğinde ayrı bir heyecanla açtım kapıyı, arkasında o vardı çünkü. Her günün sonunda sevgiyle bakabilmek gözlere; sadece ikimiz kalabiliyorsak orada o an, işte adı evlilik olsun yada olmasın aşkın ötesi bu olsa gerek.
Ve ömrüm boyunca başımı yaslayıp gözlerimi kapatabileceğim yer hep aynı kalacak. Seni çok seviyorum canım...

ELMALI ve KURU MEYVELİ KEK

Benim için bir numaralı y-atıştırmalık ikili yanında bir bardak soğuk sütle sıcak kek. Hangi türlüsü olursa olsun yumuşacık bu pofuduğa dayanmam imkansız gibi birşey. Soğuduğunda artık cazibesini neyse ki kaybediyor da, kontrollü bir tüketim oluyor benimkisi! İçinde bol tarçın, elma, kuru üzüm ve havuç olan bu kekin tarifi çok yakında, bu sayfada...

FIRINDA SEBZELİ MAKARNA

Çocuk Yemekleri Etkinliği için yaptığım bu makarnalı tarifi sebzeyle arası çok da iyi olmayan bazı büyükleri bile yoldan çıkarınca, doğru tatların bir araya geldiği anlaşıldı.

Malzemeler; (2 kişiliktir)

1/2 paket kalem makarna
2 kabak
300 gr. brokoli
2 domates
1 patlıcan
2 sivri biber
3 diş sarımsak
Kaşar peynir

Hazırlanışı;

Öncelikle makarnaya ilave edilecek tüm sebzeler istenilen küçüklükte doğranarak hazırlanır. Büyükçe bir tavada kısık ateşte ve zeytinyağında dövülmüş sarımsakla sotelenen sebzeler bir kenara alınır. Makarnalar yumuşayıncaya ama dibinde biraz su kalıncaya kadar haşlanır. Dibindeki su bizim için sos görevi göreceğinden dikkat edilmeli. Yumuşayan makarnanın altı kapatılır ve önceden hazırlanmış sebzeler tencereye ilave edilir. Makarna ve sebzeli karışım suyuyla birlikte bir fırın kabına alınarak üstüne kaşar peyniri rendelenir ve fırında 10-15 dk. peynir eriyene kadar pişirilir.

ERİŞTELİ YEŞİL MERCİMEK ÇORBASI

Benim gibi kırmızı eti çok tercih sevmeyenlerin en güvenilir protein kaynağı yeşil mercimek. Bu nedenle yeşil mercimeği gördüğüm her tarifi denemeye hazırım. İşte bu çorba da hergün işsem bıkmayacağım güzellikte oluyor. Hazır satılan çorba karışımlarından tutmaç çorbanın içinde erişte ve yeşil mercimek olduğunu görünce, yoğurt çorbasından pirinci çıkarıp bu iki malzemeyi ilave ettim. Oldukça doyurucu ve lezzetli bir başlangıç çorbası. Afiyet olsun...
Malzemeler;
1/2 su bardağı yeşil mercimek
3/4 çay bardağı erişte
300 gr. yoğurt
1 kaşık un
1 yumurta
6 su bardağı su
Kırmızı pul biber, nane, tuz
Hazırlanışı;
Bir gece önceden ıslatarak beklettilen yeşil mercimekler, hafif diri kalıncaya kadar haşlanır. Ayrı bir tencerede un, yumurta, yoğurt ve su iyice karıştırıldıktan sonra ocağın altı açılarak pişirilir. Yoğurtlu karışım ısınmaya başlayınca haşlanmış mercimek ve erişte de ilave edilerek, erişteler diriliğini kaybedene dek orta ateşte pişirilir. 5 dk. kaynatıldıktan sonra benim bolca tercih ettiğim kuru nane, pul biber ve tuz ilavesiyle ocağın altı kapatılır. Baharatların çorbaya tadını vermesi için 10 dk. kapağı kapalı olarak bekletildikten sonra çorba servis edilir.

9 Ocak 2009

YENİ BİR YIL VE YENİ UMUTLAR...

Geride bıraktığımız yıl, birçoklarımız için zor geçti. Ama yeni bir yıl yeni umutlar demek. İnanıyorum ki hayat, her zaman bakmaya alışkın olduğu yönü biraz değiştirince insan, daha önce farkedilmeyen güzellikleri onun karşısına çıkarıyor. Herşeyden önce inanmak: Sevgiye, insanlığa ve mükemmel bir düzenin küçük parçaları olduğumuza. Çünkü yaşam bir mucize ve biz her sabah gözlerimizi yeni bir hayata açıyoruz. İçimde bir can taşırken, çocuklara ilk önce öğretilmesi gereken şeyin sevgi olduğunu daha da iyi anladım. Umarım herkes için yeni yıl gözlerde ışıltı ve kalpteki durulukla geçer.

PEYNİRLİ POĞAÇA

Kahvaltıda çaya en çok sıcacık peynirli poğaçanın yakışacağını düşünenler için yumuşak hamuru ve nefis tadıyla peynirli poğaça...